

'Öcalan'siz barış olmaz'
Prof. Dr. Ahmet Özer, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Kürt sorununun çözümü noktasında önemli bir aktör olduğunu belirterek, sürecin olumsuz yöne evrilmemesi için devlet ve Öcalan arasındaki müzakerelerin devam etmesi gerektiğini kaydetti. Özer, "Şunu artık bilince çıkartmak lazım masasız barış, Öcalan'sız masa olmaz" dedi.
Kürt sorununda çözüm umutlarının arttığı bir dönemde, 30 yıllık süreç içerisinde başvurulan ve "Sorunu derinleştirmekten öteye gidemeyen "askeri yöntem"in yeniden devreye konulması, "Savaş ve sonuçları" tartışmalarını arttırdı. Kandil'e yönelik, sivillerin de yaşamını yitirdiği hava operasyonları devam ederken, Ramazan bayramının hemen ardından kara harekâtı ve Kürt siyasetine yönelik siyasi operasyonların başlayacağı konuşulurken, kamuoyu PKK Lideri Abbullah Öcalan'ın Mayıs ayında kendisiyle görüşen heyet aracılığıyla devlete sunduğu 3 protokolün neden dikkate alınmadığını sormaya devam ediyor.
Kürt sorununda gelinen noktayı ve Öcalan'ın devlete sunduğu 3 protokolün neden dikkate alınmadığı değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Özer, AKP hükümetinin Kürt sorununun çözümünde bir konsept değişikliğine gittiğini belirtti. Özel harekat timleri gibi uygulamalarla da dağdaki savaşın şehirlere inme tehlikesi olduğuna işaret eden Özer, bunun da tüm pratik sonuçlarının yanı sıra 30 yıldır denenen politikaların ötesinde olmadığını söyledi. Öcalan'ın Mayıs ayında kendisi ile görüşen heyete verdiği 3 protokolü de değerlendiren Özer; "Öcalan'ın protokolleri sunduktan sonra, 'Barış Konseyi'nde mutabakata varıldı' açıklamasını yaptığı dönemde, barışa en yakınken bir anda savaşın içinde bulduk kendimizi. Bir an önce devlet Öcalan ile müzakerelere tekrar başlamalıdır. Şunu artık bilince çıkartmak lazım masasız barış, Öcalan'sız masa olmaz" diye konuştu.
'AKP konsept değiştirdi, sonuçları tehlikeli'
Kürt sorununun geldiği noktada yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi iyi bir yöne doğru sürüklemediğini ifade eden Özer, AKP hükümetinin Kürt sorunu noktasında bir konsept değişikliğine giriştiğini ve 30 yıldır denen silahlı yöntemleri tekrar devreye soktuğunu söyledi. AKP'nin yine bu konsept değişikliği içerisinde hem hava harekatı hem de sınır ötesi operasyonu ve siyasi tutuklama furyasını gündemine aldığını belirten Özer, tehlikeli gelişmelere gebe olan bu dönem içerisinde yine AKP hükümeti tarafından gündeme alınan, özel harekat timleri gibi uygulamalarla da dağdaki savaşın şehirlere inme tehlikesinin de bunlardan birisi olduğunu söyledi. Özer; "Tüm bu gelişmeler pratik sonuçlarının ötesinde 30 yıldır denenen silahlı çözümün tekrar gündeme gelmesi anlamına geliyor. Bu süreç iyi bir yere doğru gitmiyor" dedi.
'İşin anahtarı Öcalan'dadır'
PKK Lider Abdullah Öcalan'ın, Mayıs ayında kendisi ile görüşe heyete ve devlete çözüm için sunduğu ve silahsız çözümü öngören protokollere işaret eden Özer, Öcalan'ın devlete ve hükümete sunduğu protokollerin ardından yaptığı "Barış Konseyi'nde mutabakat sağlandı" açıklamasının barışa en çok yaklaşılan dönemlerden birisi olduğunu söyledi. Fakat tüm bu açıklamaların olduğu bir süreç içerisinden toplumun kendisini hızlı bir şekilde savaş gündeminde bulduğunu kaydeden Özer, bu sürecin yaşanan gelişmelerle iyice körüklendiğini vurguladı. Silvan saldırısının ardından sinirlerin gerildiğini söyleyen Özer, gerilen sinirlerle birlikte Başbakan Erdoğan'ın "Söz bitmiştir" açıklamasını yaparak yumruğunu masaya vurmak istediğini söyledi. Özer; "Başbakan Erdoğan açıklamasıyla yumruğunu masaya vurdu. Ama bu gelişmeler Erdoğan'ın masadan kalkmasını gerektirmezdi. Öcalan Kürt sorununun çözümü noktasında bir liderdir ve işin anahtarlarından birisi Öcalan'dadır. O yüzden acilen devletin Öcalan ile müzakereleri başlatması gerekir" dedi.
'Öcalan'la görüşme hayati önemde'
Ramazan bayramından sonra şiddet ortamının daha da gelişebileceğine dikkat çeken Özer, bu şiddet ortamının engellenmesi için Öcalan ile yapılacak olan görüşmelerin hayati önemde olacağına dikkat çekti. Özer; "Nasıl ki bundan önce barışa en yakın olunan süreçte kendimizi savaşın içinde bulduk, şimdi de savaşın içinde iken barış sürecini Öcalan başlatılabilir" diye konuştu.
'Akil Adamlar Komisyonu önemli'
AKP hükümetinin de acilen 1990'lı yıllara dönen politikalardan kendine özel "polis ordusu" politikalarından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Özer, BDP'nin ise Meclis'e dönerek Anayasa yapım sürecinde aktif rol oynaması gerektiğini söyledi. Özer ayrıca CHP'nin de sorunun parlamentoda konuşulması ve "Akil Adamlar Heyeti" oluşturulması önerisinin ise önemli olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kürt sorununun çözümünün silahlı yönetmelerle çözümümün mümkün olmadığının altını çizen Özer, çözümün müzakere olduğunu söyledi. "Artık şunun bilince çıkartılması lazım' diyen Özer, "Masasız barış Öcalan'sız masa olmaz" dedi. DİHA






















